10 Ocak 2012 Salı

EFSANE: CM 00-01


Ailemle süren uzun pazarlıklar sonunda 2000 yılında bilgisayar sahibi oldum. Büyük bir olaydı benim için. Bir arkadaşımın hayırlı olsun hediyesiydi CM 00-01. İlk başlarda fazla yüz vermedim. Birkaç sefer oynamaya zorlasam da kendimi, pek sevemedim, ısınamadım bu oyuna. Fifa'dır, NFS'dir hevesimi aldıktan sonra onlardan da sıkıldım. Eli mahkum başladım CM oynamaya. İngilizcemi de geliştiriyordum bu yolla (!). Zamanla bağımlısı oldum, hala oynuyorum. 30'a gittim hala vazgeçemedim şu oyundan. Üzerine kaç tane CM, daha sonra değişen adıyla kaç tane FM çıktı bilmiyorum. İlk gözağrım olduğundan mıdır nedir bunun kadar sevemedim diğerlerini. Önce 2 boyutlu, sonra 3 boyutlu maç motorları eklendi oyuna. Ben yazılardan takip etmeye devam ettim maçları. Beşiktaş, Bursaspor ve Roma ile kaldırmadığım kupa kalmadı. Beşiktaşla 2030'u gördüm. Yıllar geçtikçe altyapıdan çıkan coşkun gençleri de gördüm, adı türk soyadı bilmem ne bela hakemleri de gördüm. Valla hakemler yıllar geçtikçe garip ad soyad kombinasyonlarıyla boy gösteriyorlardı. Benden başka bu oyunu hala oynayan var mıdır acaba?


34 galibiyetli sezonlarım da vardı ama onların ekran görüntüsünü almamıştım olayın heyecanıyla. Bu da efsanedir ama 100 puan, atılan 111 yenen 14 gol. Kennedy Bakırcıoğlu resmen oyunun bug'ıdır. Mehmet Yozgatlı'lar, Mustafa Aydın'lar (Go Ahead) çılgın atar. Hepinizin bildiği Martin Palermo oyunda ilk yaptığım transferdir. 1'in üzerinde gol ortalaması tutturur. Daha Ronaldinho PSG'de, Saviola River'da başlar oyuna. Aimar, Riquelme gibi yıldızlar hala memleketlerinde. Alex de öyle. Bonservisi Parma'da, kendisi Flamengo'da kiralık. Palermo'nun istatistiklerini görün de dibiniz düşsün, bir sezonda 70 gol! Kaldı mı böyle golcüler?

Hiç yorum yok: